KURU İĞNE TEDAVİSİ

KURU İĞNE TEDAVİSİ NEDİR?

Kuru İğne Tedavisi

Kuru iğne tedavisi, intramüsküler stimülasyon (İMS) tedavisi olarak da bilinir. Bu yöntem Kanadalı bir anestezi doktoru tarafından geliştirilmiştir. Kuru iğneler herhangi bir ilaç kullanılmadan ağrılı olan kasların tetik noktalarına uygulanır. Tedavide ilk amaç ağrılı kas spazmlarının ilk seans ile birlikte azalmasıdır. Akut ve kronik ağrıların tedavisinde kullanılabilir. Özellikle de kas ve iskelet kaynaklı ağrıların tedavisinde kullanılır. Etkili, güvenli ve bilimsel olarak kabul görmüş (FDA onayı almış) bir ağrı tedavisi yöntemidir.

KURU İĞNE YÖNTEMİNDE TEDAVİ SÜRECİ NASILDIR?

Kuru iğne tedavisine hekim tarafından hastanın muayenesi yapılıp tanısı konduktan sonra başlanır. Tedavi belli seanslar halinde tek başına veya diğer tedavilerle birlikte uygulanabilir. Tedavinin süresi (kaç seans olacağı) ağrının bulunduğu vücut bölgesinin genişliğine, rahatsızlığın ne kadar eski olduğuna, hastanın yaşına, başka hastalıkların eşlik edip etmediğine göre değişiklik gösterir.

Kuru iğne tedavisi uygulamasında en önemli unsurlardan biri hekimin bu konudaki tecrübesidir. Hekimini ağrıya neden olan tetik noktalarını doğru tespit etmesi tedavinin etkisi artıracaktır.

TEDAVİ PERİYODU

Tedavide seansların süresi hastanın tedavi verdiği yanıta göre değişiklik göstermektedir. Bazen tek bir seans yeterli olabilir. Genellikle haftada 1-2 seans olmak üzere toplam 6-8 seans olarak planlanır.

KURU İĞNE TEDAVİSİ TEK BAŞINA AĞRI TEDAVİSİNDE ÇÖZÜM MÜDÜR?

Kuru iğne tedavisi, tedavide tek başına çözüm olabileceği gibi diğer tedavilerle de kombine edilebilir. Kuru iğne tedavisinin etkileri kümülatiftir (birikicidir).

Kısacası uygulanan her seansta bazı kas lifleri iyileşir. Seans sayısı arttıkça iyileşen kas lifi sayısı da artar. Sonunda tam ya da tama yakın bir iyileşme olur ve ağrı kaybolur.

Kuru iğne tedavisi ile tedavi edilen hastalar uzun süre (bazen 20 yıl) ağrısız kalır. Kuru iğne tedavisi sonrasında hastaya mutlaka iyi bir egzersiz programı verilmelidir.

KURU İĞNE TEDAVİSİ HANGİ AĞRILARDA UYGULANABİLİR?

Kuru iğne tedavisi genel olarak kas-iskelet sistemi kaynaklı ağrıların tedavisinde uygulanmaktadır.

  • Bel Ağrısı veya Bel Fıtığı
  • Boyun Ağrısı veya Boyun Fıtığı
  • Donuk Omuz veya Omuz Ağrısı
  • Sırt Ağrısı
  • Migren Ağrısı ve Baş Ağrısı
  • Fibromiyalji
  • Miyofasiyel Ağrı Sendromu

KURU İĞNE TEDAVİSİ KİMLERE UYGULANABİLİR?

Kuru iğne tedavisi, 12 yaşın üstündeki tüm hastalara uygulanabilir. 12 yaşın altındaki hastaların uyum problemlerinin olmasından ve iğne korkularından dolayı genellikle uygulanmaz.

Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklar kuru iğne tedavisi uygulanması için bir engel oluşturmaz. Belirli şartlara dikkat edildiğinde gebelerde ve kanser hastalarında da rahatlıkla uygulanabilir.

KURU İĞNE TEDAVİSİ AĞRILI BİR TEDAVİ YÖNTEMİ MİDİR?

Bu tedavide kullanılan iğneler normal enjeksiyonda kullanılan iğnelerden değildir. Bu iğneler son derece incedir. Hatta deriyi geçerken acıyı en aza indirmek için bir kılavuz kullanılır. Eğer kaslar normalse genellikle ağrı oluşturmazlar.

Kas, aşırı kısalmışsa yani problemli ise az bir miktar ağrı oluşabilir. Hastalar, uygulama yapıldıktan hemen sonra günlük yaşamlarına hiçbir sıkıntı olmadan devam edebilirler.

KURU İĞNE TEDAVİSİ GELENEKSEL BİR TIP UYGULAMASI MIDIR?

Kuru iğne tedavisi geleneksel bir tedavi yöntemi değildir. Modern ve bilimsel olarak kabul görmüş (FDA onayı almış) bir tedavi yöntemidir.

KURU İĞNE TEDAVİSİNİN YAN ETKİLERİ VAR MIDIR?

Uygulama sırasında herhangi bir ilaç veya kimyasal madde kullanılmaz. Bu nedenle ilaçların alımı ile ortaya çıkan yan etkiler görülmez. Çok nadir olarak pnömotoraks (akciğer sönmesi) gelişebilir.

Yine çok nadir olarak Aspirin ve diğer pıhtılaşma önleyici ilaç kullananlarda cilt altında küçük kanamalar gelişebilir. Ehil kişiler tarafından, anatomik yapıları dikkate alarak doğru teknikle uygulandığında yan etkisi olmayan, etkili ve güvenilir bir tedavi seçeneğidir.

KURU İĞNE TEDAVİSİNDE BAŞARI ORANI NEDİR?

Bu tekniğin ağrı tedavisindeki başarı oranı oldukça yüksektir (%92-95). Ağır vakalarda bile hastalar %80 -90 ağrılarının önemli ölçüde azaldığını ifade etmektedirler. Hafif ve orta şiddetli ya da son zamanlarda başlamış ağrılarda düzelme oranı çok daha yüksektir.

Yazımızı Paylaşın:
Doç. Dr. Habib BOSTAN; Anestezi ve Reanimasyon uzmanıdır. Birçok farklı hastanede çalıştıktan sonra, akut ve kronik ağrı tedavisi konusunda hizmet vermek amacı ile kendi kliniğini açmıştır. Özellikle bel fıtığı, boyun fıtığı, migren, gerilim tipi başağrısı, donuk omuz, fibromiyalji, miyofasiyel ağrı sendromu, diz ve ayak ağrıları, sırt ağrısı gibi ağrı türleri için tedavi hizmeti vermektedir.

Diğer Yazılarımız:

Habib Bostan - DoktorTakvimi.com